bi taraf hep acıyo, bi taraf üzgün, bi taraf umutlu, bi taraf özlüyo bir şeyleri hep.. parça parça bölünmüş duygulardan ibaret bi dünya içimde.... neyi?...
bunlar bir grup çocuktur ve senelerdir bin bela ile bulunduğum tüm düğünlerde aynı şekilde, düğün salonunun bir başından bir başına deli danalar gibi koşuşturup konukların...
Aile için değişmek Toplum için değişmek Sevgili iççin değişmek . . . uzar gider... ama neden? niye unutuyoruz hep! "Kimse özünde değişmez!" kendini kandırırsın anca. o da bi' süreliğine zaten......
olsa olsa ya kırmızı olur ya da gri. kırmızıdır çünkü; doğum kırmızıdır. ölüm kırmızıdır. ihanet, acı kırmızıdır. haz kırmızıdır. hırs kırmızıdır. özgürlük kırmızıdır. aşk kırmızıdır....
kapıyı çalmadan, ne olduğunu anlamayacağınız kadar kısa zamanda 'buyur' bile beklemeden içeri dalan hissiyattır... misafirdir en nihayetinde, elbet gidecektir... hoş gelir ama eli boş dönmez......
nedense hep geçici olarak sahip olduğumuz şeydir mutlu olmak. anlık mutluluklar yaşıyoruz. oysa biz yetinmeyi bilen insanlardık eskiden. örneğin sorumlulukları sadece ders çalışmak olan lisedeki...
rüzgarla dağılıp burnunuza kadar gelebilmiş olması yetmiyor gibi aklınızı da peşine takıp hızla götürecek olan kokudur. az önceye kadar telaşla yürüdüğünüz yolda tuhaf bir duraksama...
Boğuluyorum! Boğazımdaki koca yumruyla nefes almaya zorlarken kendimi sanki zehir soluyormuşçasına... Derin bir kuyuya atılıp dibe doğru çekiştiriliyormuşçasına... Çabalıyorum, çırpınıyorum... Yok... Aranızda olmak istemiyorum! Arada...
Geliyo, esiyo, duruyo, oturmaya kalır gibi saatlerce gitmiyoo... İçime içime işliyor... Susuyorum, çığlık atıyorum, ona buna patlıyorum bana mısın demiyo... Orda, oracıkta öylece duruyo... Yumru...